Çocuk gelişiminde fiziksel gelişim

  Fiziksel Gelişim

Fiziksel ya da bedensel gelişim; bedeni oluşturan tüm organların gelişmesini, boyun
uzamasını, kilonun artışını, kemiklerin gelişimini, dişlerin çıkmasını ve değişmesini, kas,
beyin ve tüm sistemlerle (sinir, sindirim, dolaşım, boşaltım, solunum vb.) duyu organlarının
gelişimini kapsar.
Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönem (doğumdan sonra) bebeklik dönemidir. Bu
dönemde çocuk bir bütün olarak büyüme gösterir. Yaşamın ilk yıllarındaki gelişim, gelecek
yıllardaki gelişmenin temelini oluşturur.

Oyun döneminde fiziksel gelişim, bebeklik dönemine göre yavaşlamıştır. Bundan
dolayıdır ki fiziksel gelişim vücudun farklı bölgelerinde, değişik yaşlarda, farklı hızda
oluşur. Fiziksel gelişim, baştan ayağa, merkezden dışa doğru ilkesine uygun bir şekilde
gelişimini sürdürür. Bu gelişim süreci bireyin psikomotor, duygusal, toplumsal ve zihinsel
yaşamını da etkiler.

Süt dişleri 4 yaşında 20 adet olur. Süt dişlerini tamamlayan çocuk 7 yaşına geldiğinde
süt dişleri çıkış sırasına göre düşmeye başlar ve yerini kalıcı dişlere bırakır. 12 yaşına
geldiğinde ise çocuğun ağzında 28 adet kalıcı diş bulunur. İlk düşen diş, genellikle alt, ön
kesici dişlerdir.

Süt ve kalıcı dişlerin zamanında ve sağlam çıkmasında annenin sağlıklı ve yeterli
beslenmesi, doğum sonrası bebeğin ve annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin önemli bir
rolü vardır.

Psikomotor Gelişim

Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel
olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Doğduğunda
sadece refleksif hareketlere sahip olan bebek, yürüme becerisini kazanarak çevrede hareket
etmeye başlar. Ayrıca çevresindeki nesneleri keşfetmek, anlamak ve hareket ettirmek için
ellerini özgürce kullanır. Çevresindeki nesnelerle temasında tepkileri edilgen iken daha
sonraları nesneleri etkileyen etken bir duruma gelir. Yürüme ve elle tutma davranışları
bebeklik döneminde kazanılmış olur. Bebeklerdeki hareketlerle ilgili bu gelişme, motor
gelişimi ifade eder.
Psikomotor gelişim, hayat boyu devam eden “motor” becerilerde ortaya çıkan
davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar duyu organları,
zihin ve kasların birlikte çalışması ile gerçekleşir. Bir anlamda bu davranışların kontrol altına
alınmasını sağlayan süreç, “psikomotor gelişim”i ifade eder.

Psikomotor beceriler ya da yetenekler bir işin yapılması sırasında kullanılan bilinçli
zihinsel etkinliğin yönlendirdiği koordineli kas etkinlikleridir. Örneğin; el yazısı yazma,
daktilo yazma, piyano çalma birer psikomotor beceridir. Motor yetenek, vücudun bir ya da
birden fazla organının katıldığı kas hareketi ya da işlemidir.
Psikomotor öğrenme, çocuğun doğumundan sonra psikomotor yeteneklerin
gelişmesine bağlı kalarak ve yaşı ilerledikçe hızlanarak devam eder. Çocuk doğduğu anda
hareket edebilecek ve bazı psikomotor davranışları yapabilecek durumdadır. Hatta ana
rahmindeyken bile bazı hareketler yaptığı, dış etkilere karşı bazı yalın tepkiler gösterdiği
bilinmektedir. Doğumdan sonra psikomotor yetenekler hızla gelişir. Psikomotor öğrenme, bu
yeteneklerin gelişmesine bağlıdır.

Psikomotor gelişimde çok basit reflekslerle başlayan hareketler baş, boyun ve gövde
kaslarının kontrolü, motor becerilerinin temelini oluşturan oturma, emekleme, yürüme,
koşma, atlama, tırmanma gibi kaba motor beceriler ve uzanma, tutma, bırakma, fırlatma gibi
elin yönetimiyle ilgili becerilerin kazanılması şeklinde devam eder. Gelişim sürecinde
çocuklar bu aşamaları izler.

-ALINTIDIR .

KAYNAK : MEGEB  / http://megep.meb.gov.tr/mte_program_modul/moduller_pdf/Gelişim%20Alanları.pdf

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir